ÇALIŞANIN MAAŞI AYDA BİR ÖDENMEZSE…

ÇALIŞANIN MAAŞI AYDA BİR ÖDENMEZSE…
21 Mart 2016 Pazartesi 00:00

 

Hapı yuttunuz…

Öncelikle maaşı (ücreti9 tarif edelim:

İş Kanunu’muzun 32’nci maddesine göre; Genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.

Çalışan emekçiler açısından ücret çok önemlidir. Çünkü çalıştıkları sürenin karşılığını tam zamanında, nakit olarak ve bir seferde almak isterler. Bu onların hem kanundan ve hem de adalet açısından haklarıdır. Bu hak, ister yazılı sözleşme ile ister şifaî olarak yapılmış olsun asla değişmez ve değiştirilemez.

Bir başka ifadeyle ücret, işverenin çalışana karşı olan ertelenemez borcudur. Ancak, günümüzde ücret ödemelerinin zamanı ve ödeme günlerinin kanuna aykırı olarak uzatıldığı görülmektedir. Bu gecikmeler, ister işverenin nakit sıkıntısından kaynaklansın, isterse de işçi ücretlerinin geciktirilerek, işverenin finansman açığını kapatılmasında kullanılsın. Hangi nedenlerle olursa olsun ücretlerin ödemesi geciktirilemez.

Peki maaşlar ne zaman ödenmelidir ?

İş Kanunu’muzun 32’nci maddesi, ücret ve ücretin ödenmesini düzenlemiştir. Kanun maddesine göre, “Ücret, en geç ayda bir ödenir” demektedir. Burada kastedilen 30 günlük süredir. Yani 2016/Mart ayının ücreti o ay içinde ödenmelidir. Son günü hafta tatili vs. gelirse ilk mesai günü içinde tek seferde ve nakit olarak ödenmek zorundadır. Bu ödemeyi işverenlerimizin çalıştırdıkları işçi sayısı 10 ve üzeri olduğunda çalışan adına bankalara hesap açtırılarak ödenmesi kanuni bir zorunluluktur. Bu arada yeri gelmişken belirteyim bence bir işçi çalıştıran işverenlerimiz bile banka aracılığıyla maaşları ödemeli ve ilgili ücret bordroları ve hesap pusulalarını da imzalatmaları kendileri açısından önem arz etmektedir.

İş bununla da bitmiyor, aynı madde, ödeme işçi lehine olmak üzere “İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir” demektedir.

Ya işveren ödemeyi geciktirirse !

İşverenin ödeme aczine düşmesi durumunda, İş Kanunu’nun 34 ncü maddesi (ücretin gününde ödenmemesi), “Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir” diye tanımlamıştır.

Yani, ücretini alamayan işçi, üretimden gelen gücünü kullanır ve işi bırakır. İşten çıkar anlamında değildir bu. Çalışmayı bırakır. İşveren de işçinin ne iş akdini feshedebilir, ne yerine yeni işçi alabilir ve ne de bu işleri başkasına yaptırabilir.

Bu işi bırakma asla grev demek değildir.

Şimdi, günümüzde birçok işverenimiz, çalışanın maaşını ertesi ayın 5, 10, 15, 20’nci günlerinde veya daha sonraki ay içinde ödemektedir.

Maalesef çalışanlarımız bin bir güçlükle buldukları işi kaybetmeme adına bu haksızlığa katlanmak zorunda kalmaktadırlar. Bu durum,  hakkaniyete uyan işverenlerimizi tenzih ederek, bazı işverenlerimiz tarafından maaşlar gecikmeli ve avanslar halinde ödendiği görülmektedir.

Bu konuda Yargı’mız ne diyor…

Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen aynı konudaki davada ve daha sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ndeki davada olay şöyle karara bağlanmıştır.

Antalya’da oteller zinciri olan bir holdinge bağlı şirket yüzlerce çalışanının maaşını ertesi ayın 10. günü işçilerinin banka hesaplarına yatırarak ödemektedir.

Ancak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri ücretlerin en geç ayda bir ödenmediğinden (İş Kanunu Md:32) her işçi başına ve her ay olmak üzere İdari Para Cezası uygulamış ve Yargıtay da bu cezayı onaylamıştır.

2016 yılı için her işçi başına ve her ay ayrı ayrı uygulanmak üzere idari para cezası 161 TL’dir.

Mesela 300 işçi çalıştıran bir fabrikaya bu ceza uygulandığı takdirde 300x161=48.300 TL eder ki bu bir ay içindir. Bir yıldan buyana ücretlerini ertesi ayın 10. günü ödeyen bu işyerine 48.300x12= 579.600 TL idari para cezası uygulanmaktadır.

Sonuç olarak; emekçinin yani işçinin hakkı, kanunda da belirtildiği gibi zamanında, eksiksiz, tam ve nakit olarak tek seferde ödenmelidir.

Ayrıca, bizim inancımız da “işçinin hakkını, alın teri kurumadan veriniz” demektedir.

Şakir SÜLOĞLU

Bağımsız Denetçi/Mali Müşavir

KOCAELİ BAĞIMSIZ DENETÇİLER DERNEĞİ BAŞKANI

Bu site içeriğinin her türlü hakkı KOBADED'e aittir. İzinsiz kullanılamaz.

Normal versiyona geçmek için tıklayınız